sevgili huta;
iktisad diye dünyadaki en gereksiz ders olduğunu düşündüğün cibiliyetsiz şeyi çalışmaya çalışırken bayaa bi sorguladım.Küçükken hepimiz sormuşuzdur babamıza hatta ben inatla ve anlamayarak babamı delirtecek kadar çok sormuştum ve canım babacım da 5 yaşındaki gerizekalı bi çocuğa anlatabileceği kadar anlatmıştır.evet merakla beklenen soru şu ( cirene selamlar): BU DEVLET BU MİLLET MAL MI NİE İSTEDİĞİMİZ KADAR PARA BASMIYORUZ? kim bilecek ne kadar bastığımızı?ya da kim karar veriyo ne kadar basılcaana? hatta herkese dağıt 50 milyar hepsi gitsin döviz alsın o paralarda yabancılara patlasın bizimde çil çil dolarlarımız olsun...
oğlum iki ünite konu okudum hala bu soruma cevap bulamadım.(burda oğlum kelimesi de ciren içindi) yok mikro ekonomi devletin götüne kaçarsa makro sorunlar oluşurmuş konjonktürel işsizlik artarsa ağzımıza sıçılırmış.. LAAAN BEEN NE DİYOOOM Bİ DİNNEYİN PARA BASIN LAAAN veririm ben size kaat.
bu yazıyı yazarken anladığım üzere iktisadd söz konuşu olunca halaa 5 yaşındaki gerizekalının zekasına sahip olduumu hiç bi ilerleme kaydedemediğimi farkettim. insan 16 sene boyunca anlamazmı bi mevzuyuu.
burdan tüm hutaları yardıma bekliyorum bi el atında annatın bana şu olayı ya da gelin birlik olalım para basmaları gerektiğini annatalım şu mallara.....
31 Mayıs 2008 Cumartesi
27 Mayıs 2008 Salı
guvercin
sabahın renkleri ayırt edemediğim etsem de farkedemeyeceğim kadar kör bi saatine lab sınavı koymanın mantığını en az dalin kids şarkısı kadar seviyorum o da arada geliyo hayatı dar ediyo bana
ben buraya bişiler annatmaya geldim heh hatıladım
son sınav olmasının gazı mı diyim rehaveti mi diyim gazlı bi rehavet yada rehavet gazıyla bütün gün termo çalıştım formül kaadını yaptığım anda gazım bitti marş basmadı artık öylece bekleşiyoruz bu önümdekileri bölecene çantaya koyucam birazdan
önceki finallerinde yani kışın tilin huta da yemiş benim gibi böle iki günde bi gelip bişiler annatmaya başlamış dün okudum da farkettim
o diilde günler tepelerden aşağı koşan vahşi atlar misaliymiş hutacım öle diyola şu an
he bide finaller bize ne öretti sona ermeden paylaşalım
-ilk olarak bi çay içim de en azından dd alim mantığını incelemek istiyorum. evet çay içene veriyolar. hocanın yeterince türk olduğuna güvenmek oluyo kendisi hepimiz çayı seviyoruz bence dd alırım evet güzel
-bişiler düşünce bunun o düşenlerin seçimi olduğunu düşünüp işine karışmıyoruz daha aşağıda yaşamak istiyosa kendi bileceği iş ki zaten haklı da altıncı katta yaşamak zorunda mı diil örnek verelim geçen hafta bütün ama bütün kitaplarım düştü ben sinirlendim mi hayır siz de haklısınız sizin de işiniz zor dedim hala ordalar mesuduz
saat kaç oldu acep
ben buraya bişiler annatmaya geldim heh hatıladım
son sınav olmasının gazı mı diyim rehaveti mi diyim gazlı bi rehavet yada rehavet gazıyla bütün gün termo çalıştım formül kaadını yaptığım anda gazım bitti marş basmadı artık öylece bekleşiyoruz bu önümdekileri bölecene çantaya koyucam birazdan
önceki finallerinde yani kışın tilin huta da yemiş benim gibi böle iki günde bi gelip bişiler annatmaya başlamış dün okudum da farkettim
o diilde günler tepelerden aşağı koşan vahşi atlar misaliymiş hutacım öle diyola şu an
he bide finaller bize ne öretti sona ermeden paylaşalım
-ilk olarak bi çay içim de en azından dd alim mantığını incelemek istiyorum. evet çay içene veriyolar. hocanın yeterince türk olduğuna güvenmek oluyo kendisi hepimiz çayı seviyoruz bence dd alırım evet güzel
-bişiler düşünce bunun o düşenlerin seçimi olduğunu düşünüp işine karışmıyoruz daha aşağıda yaşamak istiyosa kendi bileceği iş ki zaten haklı da altıncı katta yaşamak zorunda mı diil örnek verelim geçen hafta bütün ama bütün kitaplarım düştü ben sinirlendim mi hayır siz de haklısınız sizin de işiniz zor dedim hala ordalar mesuduz
saat kaç oldu acep
huta
sevgili hutalar
uzun zamandır duygularım parmaklarımı klavye üzerinde yönetemeyecek kadar karmaşık olduğu için uzak kaldım bi süre.Ama bugün yazmak istedim.
Biraz amerikanvari olacak ama her insanın kendine biraz daha yakın hissettiği süper kahramanlar vardır ya.Onlar hayatımızda hiç kıskanmadan haset etmeden hayran olduğumuz kişilerdir belkide.Ben kendi kahramanımla karşılaştım bugün.Süperman gibi uçamıyo dünyanın çevresinde çok hızlı dönüp zamanda yolculuk yapamıyo belki (zaten kılım süperman e hani batman olsa bi yere kadar en azından karizması var) ama beni büyüledi.ceren buraya kadar okurken delirdiğini ve belki de satır atladığını içinden 'söylesene artık' dediğini biliyorum zaten bütün bu uzzamış cümleler senin içindi:) neyse kahramanım çarşıdaki lal pizzanın ordaki diye bilinen fotokopicide çalışan bir kız.Kız inanılmaz bir tempoda sabahtan akşama kadar çalışıyo ve bu tempo fiziksel olduğu kadar zihinsel yükü de inanılmaz ağır bir aktivite. Ben yalnızca beş dakkasını anlatçam yaşlı amca, ben ,on yaşlarında bi çocuk ve iki üniversiteli daha vardı.herkes çılgınca fotokopi sıcağından kaçmak içinbirbirinin üstüne basıp kollarını en uç noktaya uzatıp ne istediğini söylüyodu.We bi an nekadar manyak şeyler istediğimizi farkettim.ünili çocuklardan bi tanesi 250 sayfalık kitabın fotokopisini istedi.Kız tek eliyle kitabın fotokopisini çekerken diğer eliyle bilgisayardan benim istediğim çoıktıları almaya başladı on yaşlarındaki çocuk kalem nekadar die sordu.kız hiç düşünmeden 250 bin dedi.o anda diğer ünili çocuk şu üç sayfayıda 12 şerli çekin ama 8 inde 3. sayfa olmasın dedi ve benim devreler hasar gördü.Kız bu yazdıklarımın daha fazlası da var ama benim devreler yandıktan sonra dinlemedim.ve kız hiç sinirlenmeden tamam dedi o an hangi uzvunu kullandı bilmiyorum ama diğer makina o çocuun istediklerini çekmeye başladı.sayfa çevir bas çek sayfa çevir bas çek sistem bu ama o sayfa nasıı çıkçak asıl mesele bu.benim beynim bana nasıl oyun oynardı? YANNIŞŞ YAPTTIIN SALAAAK DÖNDEE BAK ÇEKTİN O SAYFAYII GEÇ BUNU GEÇ ANLAMAAAZ vb ben bunnarı düşünken kız benden daha dinç ve canlı halde 3 lira dedi.Ağzım açık kıza baktım bi süre 3 lira için çekilir eziyetmi be kardeşim resmen insanlığın iyiliği için çalışıyosun.
işte benim kahramanım o kız çünkü onu diğer fotokopicilerden ayıran süper özellikleri var:)(en yakın zamanda gerçek kimliğini öğrencem:)
uzun zamandır duygularım parmaklarımı klavye üzerinde yönetemeyecek kadar karmaşık olduğu için uzak kaldım bi süre.Ama bugün yazmak istedim.
Biraz amerikanvari olacak ama her insanın kendine biraz daha yakın hissettiği süper kahramanlar vardır ya.Onlar hayatımızda hiç kıskanmadan haset etmeden hayran olduğumuz kişilerdir belkide.Ben kendi kahramanımla karşılaştım bugün.Süperman gibi uçamıyo dünyanın çevresinde çok hızlı dönüp zamanda yolculuk yapamıyo belki (zaten kılım süperman e hani batman olsa bi yere kadar en azından karizması var) ama beni büyüledi.ceren buraya kadar okurken delirdiğini ve belki de satır atladığını içinden 'söylesene artık' dediğini biliyorum zaten bütün bu uzzamış cümleler senin içindi:) neyse kahramanım çarşıdaki lal pizzanın ordaki diye bilinen fotokopicide çalışan bir kız.Kız inanılmaz bir tempoda sabahtan akşama kadar çalışıyo ve bu tempo fiziksel olduğu kadar zihinsel yükü de inanılmaz ağır bir aktivite. Ben yalnızca beş dakkasını anlatçam yaşlı amca, ben ,on yaşlarında bi çocuk ve iki üniversiteli daha vardı.herkes çılgınca fotokopi sıcağından kaçmak içinbirbirinin üstüne basıp kollarını en uç noktaya uzatıp ne istediğini söylüyodu.We bi an nekadar manyak şeyler istediğimizi farkettim.ünili çocuklardan bi tanesi 250 sayfalık kitabın fotokopisini istedi.Kız tek eliyle kitabın fotokopisini çekerken diğer eliyle bilgisayardan benim istediğim çoıktıları almaya başladı on yaşlarındaki çocuk kalem nekadar die sordu.kız hiç düşünmeden 250 bin dedi.o anda diğer ünili çocuk şu üç sayfayıda 12 şerli çekin ama 8 inde 3. sayfa olmasın dedi ve benim devreler hasar gördü.Kız bu yazdıklarımın daha fazlası da var ama benim devreler yandıktan sonra dinlemedim.ve kız hiç sinirlenmeden tamam dedi o an hangi uzvunu kullandı bilmiyorum ama diğer makina o çocuun istediklerini çekmeye başladı.sayfa çevir bas çek sayfa çevir bas çek sistem bu ama o sayfa nasıı çıkçak asıl mesele bu.benim beynim bana nasıl oyun oynardı? YANNIŞŞ YAPTTIIN SALAAAK DÖNDEE BAK ÇEKTİN O SAYFAYII GEÇ BUNU GEÇ ANLAMAAAZ vb ben bunnarı düşünken kız benden daha dinç ve canlı halde 3 lira dedi.Ağzım açık kıza baktım bi süre 3 lira için çekilir eziyetmi be kardeşim resmen insanlığın iyiliği için çalışıyosun.
işte benim kahramanım o kız çünkü onu diğer fotokopicilerden ayıran süper özellikleri var:)(en yakın zamanda gerçek kimliğini öğrencem:)
25 Mayıs 2008 Pazar
guvercin
segili huta bugün otbüzde şöförün yardımcısı amca karşıya geçip ordan ters yöne gitmesi gereken çocua şöför amcanın yavaşlamasını fırsat bilip atla dedi ben şöförün yardımcısı amcanın ne kadar açıksözlü olduğunu düşünürken karşıya geçecek çocuk da atlayıverdi kapı açıldığında "ne kadar işbilir bi adamdı hemen atladı öğrenip" diye düşünürken ben basıp gittik
ben bi süre düşünmeye devam ettim ben öyle atlayamazdım hemen öğrenip o kadar çabuk basmazdı ve mutlaka "karşıya geçicem yani dimi?" şeklindeki zeka dolu soruyu dile getirirdim diye düşündüm
ayrıca artık bir huta olan ıçıl bana susuz çamaşır makinesi yapıldığını öğretti daha neler görücez diye düşündüm ben (bebe ben ve de arasındaki boşluğa dikkatini çekmek istiyorum) de teeey tey blog
ben bi süre düşünmeye devam ettim ben öyle atlayamazdım hemen öğrenip o kadar çabuk basmazdı ve mutlaka "karşıya geçicem yani dimi?" şeklindeki zeka dolu soruyu dile getirirdim diye düşündüm
ayrıca artık bir huta olan ıçıl bana susuz çamaşır makinesi yapıldığını öğretti daha neler görücez diye düşündüm ben (bebe ben ve de arasındaki boşluğa dikkatini çekmek istiyorum) de teeey tey blog
24 Mayıs 2008 Cumartesi
guvercin
sevgili huta çalışırkene bol bol camdan baktıım bu günlerde yaz geldiiiiii diye sevinmekteyim, kışı sevmiyorum ve kışın kendimi çok kötü hissediyorum bu nedenle dört mevsimi (artık yalapşap yaşıyor olsak da) yaşadıımız bir yer yerine kuzey afrikaya taşınmayı düşünüyorum ama adındaki kuzey kelimesi beni korkutuyo bigün çok boşta kalırsam yapabilirim ama ani bi kararla o kuzeyi güney yaparım bence bilet alırken
hatta cümleyi düşünüp güldüm "şurdan kuzey afrikaya bi örenci alır mısınız yokyok güney olsun siz güney yapın onu"
termo bakmamak için yazı yazıyorum ve güneşin batmasını bekliyorum battıında termodan kurtulup koşmaya çıkıcam
hayır blogcum vampir diilim
hatta cümleyi düşünüp güldüm "şurdan kuzey afrikaya bi örenci alır mısınız yokyok güney olsun siz güney yapın onu"
termo bakmamak için yazı yazıyorum ve güneşin batmasını bekliyorum battıında termodan kurtulup koşmaya çıkıcam
hayır blogcum vampir diilim
22 Mayıs 2008 Perşembe
guvercin
geleneksel fizik finalimizden çıktıktan sona sana
annen bana saldırmasa
baban beni öldürmese
abinler beni dövmese
seni hemen kaçırırdım blog
demek istedim
kaf dağında bi mağaraya gizlensek bulamazlar bizi:D ona göre
leeeeeeeeeeeeey
annen bana saldırmasa
baban beni öldürmese
abinler beni dövmese
seni hemen kaçırırdım blog
demek istedim
kaf dağında bi mağaraya gizlensek bulamazlar bizi:D ona göre
leeeeeeeeeeeeey
21 Mayıs 2008 Çarşamba
yeni bir başlangıç mı_çöpev
Güvercin kardeşimiz birçok kere sordu, ısrar etti, sorguladı...Neyse sanırım birşeyler karalayabilirim sana...Son günler de favori şarkım Redd - Mutlu Olmak İçin
Mutlu olmak için küçük şeyler yeterlidir, küçük birşey olmasa da insan mutlu olabilir hatta eğer kendisiyle birlikteyse.. Bu benim bakış açım:D
Final haftalarına giriştiğimiz şu günlerde ders çalışmamız gerektiğini düşünüp duruyorum fakat henüz faal değilim bu konuda, daha sonra çalışmaya başlamak için kendime nasıl bir motivasyon yapabilirim diye düşünüyorum, bunu da düşündükten sonra susuyorum yoruluyorum ve boşluğa bırakıyorum kendimi tekrar, ta ki bu düşünme fasılları bir daha gelene kadar.
Söyleyecek birşeyler bulamıyom blogcum diyordum ki...Uzaktan uzaktan tanıştığım şirin, 4.sınıfta olan kız abla geldi feysbuka bakçakmış, al bak dedim teşekkür edrim dedi...bu kadar, neyse bundan başka da diyeceğim birşey olmasın artık seni uzaktan da olsa çok sevdiğimi söylemek isterim bi de hoşçakal...
20 Mayıs 2008 Salı
guvercin ve yazıları
hazır yazasım varken ve bu konuyu bebe hutaya daha yeni annatmışken burdan balkesirdeki okurlarımıza seslenmek istiyorum lütfen en hakiki gerçek hutaya öyle yapmayın o size artık çounlukla gerçek şeyleri annatıyo rehabilitasyon kılıklılar sizi:D akışa bırakın kendinizi ben ona senelerdir inanıyorum ve çok mesuduz akıııın gitsiiiin:D (mesut diilde bi mecdi vardı bunuda çöpev hutayla konuştuk geçen)
bebe hutaya tam olarak bir anlıına tilin gibi hissettiim anıyı aktardım
evet size aktarmıcam
maxwellin dört salak denklemi ne kadar harika olabilir ki
bebe hutaya tam olarak bir anlıına tilin gibi hissettiim anıyı aktardım
evet size aktarmıcam
maxwellin dört salak denklemi ne kadar harika olabilir ki
guvercin
ayayay aslında ne annatıcamı hatırladıım bunu annatmak için yazmaya başlamıştım öncekiniii şey şey şindi
otbüzte inicedim bi amca bana kaş göz yaptı ben "hnn düğmeye bas diyo alla alla niye kendi basmıyo acaba neyse iniyoruz" cümlesini düşünecek kadar bir süre bekledikten sonra kalktım dümeye bastım beklemeye başladım amca bana geldi bişiler dedi kulaklıımı çıkardım "efendim?" dedim "ufaklık okulda mı?" dedi ben bi süre tekledim hiçbir ufaklık tanımadığımdan sistemim yeniden açıldığında "ufaklık okulda mı??" diye tekrarladım onaylayan bi iki cümle söyledi ben de yok karıştırdınız siz türünde bişey söyledim gülümsedim oda he peki dedi gülümsedi indik
ama bugünden itibaren orda ajan edasıyla evet diyip kulaklığımı geri taksaydım neler olabileceğini hepimiz hep merak edeceğiz dimi hutalar
otbüzte inicedim bi amca bana kaş göz yaptı ben "hnn düğmeye bas diyo alla alla niye kendi basmıyo acaba neyse iniyoruz" cümlesini düşünecek kadar bir süre bekledikten sonra kalktım dümeye bastım beklemeye başladım amca bana geldi bişiler dedi kulaklıımı çıkardım "efendim?" dedim "ufaklık okulda mı?" dedi ben bi süre tekledim hiçbir ufaklık tanımadığımdan sistemim yeniden açıldığında "ufaklık okulda mı??" diye tekrarladım onaylayan bi iki cümle söyledi ben de yok karıştırdınız siz türünde bişey söyledim gülümsedim oda he peki dedi gülümsedi indik
ama bugünden itibaren orda ajan edasıyla evet diyip kulaklığımı geri taksaydım neler olabileceğini hepimiz hep merak edeceğiz dimi hutalar
guvercin
hutacım ilk finalime girmiş olmakla beraber sıcakla daha da zor hale gelen finaller sırasında hayatla mücadele isimli eserimi baskıya vermiş bulunuyorum
diye bi cümleyle giriş yapmıcam mutluyum huzurluyum memnunum kesinlikle kullanmadım ben o cümleyi ben yazmadım aslı da yazmadı semazenep salağının yazacağı bi cümle o onun işidir
çıkışta arkalarından yürüdüüm için onnar sapana kadar sapıkçasına dinlediğim çocuklar (nası tamlama dimi) herşeyin sorulduğunu kullandıkları "her şeyi sordular abi ahahah" isimli cümlede iddia ederken "üçgen kapak olur mu ya ahihi" isimli cümlelerinde üçgen kapak olamayacağını iddia ettiler bu konuyu sevgili inşaatçı en hakiki gerçek hutaya bırakırken oralara çalışmış olsaydım o üçgenin bana kapak olmuş olacağını derinlerde hissettim:D
çocuklar da en az benim kadar cıvıktı yani daha kısa bi tamlamayla onlara cıvık çocuklar diyebiliriz
yemek hazırmış dittim
diye bi cümleyle giriş yapmıcam mutluyum huzurluyum memnunum kesinlikle kullanmadım ben o cümleyi ben yazmadım aslı da yazmadı semazenep salağının yazacağı bi cümle o onun işidir
çıkışta arkalarından yürüdüüm için onnar sapana kadar sapıkçasına dinlediğim çocuklar (nası tamlama dimi) herşeyin sorulduğunu kullandıkları "her şeyi sordular abi ahahah" isimli cümlede iddia ederken "üçgen kapak olur mu ya ahihi" isimli cümlelerinde üçgen kapak olamayacağını iddia ettiler bu konuyu sevgili inşaatçı en hakiki gerçek hutaya bırakırken oralara çalışmış olsaydım o üçgenin bana kapak olmuş olacağını derinlerde hissettim:D
çocuklar da en az benim kadar cıvıktı yani daha kısa bi tamlamayla onlara cıvık çocuklar diyebiliriz
yemek hazırmış dittim
16 Mayıs 2008 Cuma
yannız huta
yannızlık sultanlıkmıış valla... dondurma, kola, erik ,patlamış mısır, çikolata,çay ve kuruyemiş... hiç de yannız diilmişim aslında.yatak tv ve pc...
hepsini karıştırmayın bu yemeklerin hasta olursunuz walla.gerçi cirene yetişemedim daa soğan çikolata soan döngüsü kesin bana fare zehiri etkisi yapar:)
hepsini karıştırmayın bu yemeklerin hasta olursunuz walla.gerçi cirene yetişemedim daa soğan çikolata soan döngüsü kesin bana fare zehiri etkisi yapar:)
14 Mayıs 2008 Çarşamba
hutaguvercin
biz şindi ortak bi çalışma yapıcaz ama tilin bana sattı bu aleti bakmıyo o zaman ortak omaz dimi
konsere ditmedik yamur yadı
tilinde yaprak dökümünün sonunu izleyememiş ama büyük ihtimalle bişi kalmadı bi bakmışlardır birbirlerine diyo panik yapmayın
ferhunde gitmemi istiyosanız giderim demiş
ferhunde kim gelin mi
o diil de o kadın güzel ya
hapisteki herifin adıda oğuzmuş ay yazmadan unutuyodum azdaha
burdan ne çıkarıyoruz ortak çalışma yanındakinin söylediklerinin önemli gördüğün kısımlarını yazmak demektir
bugün erken yatıcakmışız tilin kararlıymış
bana bakıyolar yazdıklarım ilgilerini çekti
kaçtım blog
konsere ditmedik yamur yadı
tilinde yaprak dökümünün sonunu izleyememiş ama büyük ihtimalle bişi kalmadı bi bakmışlardır birbirlerine diyo panik yapmayın
ferhunde gitmemi istiyosanız giderim demiş
ferhunde kim gelin mi
o diil de o kadın güzel ya
hapisteki herifin adıda oğuzmuş ay yazmadan unutuyodum azdaha
burdan ne çıkarıyoruz ortak çalışma yanındakinin söylediklerinin önemli gördüğün kısımlarını yazmak demektir
bugün erken yatıcakmışız tilin kararlıymış
bana bakıyolar yazdıklarım ilgilerini çekti
kaçtım blog
10 Mayıs 2008 Cumartesi
guvercin
hutacım
insanlara ben finallere razıyım kendimeyse aman finallere geldik rahata erdik (aklıma gelmişken burda gülüzerdike selam ediyorum) dediimi sık sık farkettiim bi dönemi de tamamladık önümüzdeki maçlara bakamayız dışardan gelen seslerden ligin bittiini çıkarıyoruz çünkü bide sık yerine sol yazdıımı da farkettim her seferinde bilinçaltım napıyosun sen öyle aaaa saat onbiri on geçmiş
buraya gelip söylenip duruyorum huta yok köleyiz yok çok uraşıyoz biri bana yapsa sinirlenirim döverim lan hepinizi gelmeyin bana böyle şeylerle
renkli şirin şeylerle uğraşmak istiyorum demin gaztenin verdii çocuk eklerini karıştırdım ama bittiler
ayayayayayay aaaaaaay ay şimdi hatırladım gergedan posterimi unutuyodum az daha yurttaaaaa aaaaaaaaaaaaay yarın unutmiym aliym onu ordaaaaan
insanlara ben finallere razıyım kendimeyse aman finallere geldik rahata erdik (aklıma gelmişken burda gülüzerdike selam ediyorum) dediimi sık sık farkettiim bi dönemi de tamamladık önümüzdeki maçlara bakamayız dışardan gelen seslerden ligin bittiini çıkarıyoruz çünkü bide sık yerine sol yazdıımı da farkettim her seferinde bilinçaltım napıyosun sen öyle aaaa saat onbiri on geçmiş
buraya gelip söylenip duruyorum huta yok köleyiz yok çok uraşıyoz biri bana yapsa sinirlenirim döverim lan hepinizi gelmeyin bana böyle şeylerle
renkli şirin şeylerle uğraşmak istiyorum demin gaztenin verdii çocuk eklerini karıştırdım ama bittiler
ayayayayayay aaaaaaay ay şimdi hatırladım gergedan posterimi unutuyodum az daha yurttaaaaa aaaaaaaaaaaaay yarın unutmiym aliym onu ordaaaaan
5 Mayıs 2008 Pazartesi
huta
cireeeen banaaa renk almııış!Çok mutlu oldum bi daaki sefere yetenek alırsan süperoluu cireeeen Bebeeeeee sen de bana ses al olumuuu sonaa ben de renkli ses yapiim.
guvercin
bak blog
ilk olarak
iceyle tatile gitmemi ve tilinle zaman geçirmemi engelleyen bu salak okula kafam girsin
tamam bu içimizden çıktı
başka diceklerimiz
var ama
bura gelene kadar unutuyom men çoğunlukla
sana dicek tek bi lafım bile yok blog!!
bu ünlem işaretlerine kıl olmadım
diğerleri gibi diiller onlar
özeller
sizde hissettiniz bunu dimi
iyiki çalışmamışım dimi ben bu saatte
bu yazıdan bunun pek parlak bi fikir olmayacağını anladık
zikiyiz ya
bebecim
sizde deki
de ayrı
he bide bide şeyi paylaşmak istiyorum
bak zamanla oluyo bu işler
bostancı :
ben al pacino dustin hoffman ve robert de niro üçlüsünün
bostancı :
şizfren olduunu düşünüyorum
bostancı :
yada üçüz
evet düşünüyorum bunu
her gördüğüne kanma gençlik
tamam bu sefer kapatıyorum
hadi öptüm
ilk olarak
iceyle tatile gitmemi ve tilinle zaman geçirmemi engelleyen bu salak okula kafam girsin
tamam bu içimizden çıktı
başka diceklerimiz
var ama
bura gelene kadar unutuyom men çoğunlukla
sana dicek tek bi lafım bile yok blog!!
bu ünlem işaretlerine kıl olmadım
diğerleri gibi diiller onlar
özeller
sizde hissettiniz bunu dimi
iyiki çalışmamışım dimi ben bu saatte
bu yazıdan bunun pek parlak bi fikir olmayacağını anladık
zikiyiz ya
bebecim
sizde deki
de ayrı
he bide bide şeyi paylaşmak istiyorum
bak zamanla oluyo bu işler
bostancı :
ben al pacino dustin hoffman ve robert de niro üçlüsünün
bostancı :
şizfren olduunu düşünüyorum
bostancı :
yada üçüz
evet düşünüyorum bunu
her gördüğüne kanma gençlik
tamam bu sefer kapatıyorum
hadi öptüm
28 Nisan 2008 Pazartesi
_hayal_
bugün güneşin doğuşunu dünyanın en güzel yerlerinden birinde kelebekler vadisinde seyrettim.Kelebekler teker teker hayat buldu gözlerimin önünde.Güneş içimi ısıtmaya başladığında bir bulutun üstüne atlayıp ölündenizin üstünden iki güzel mavinin arasında süzüldüm.Yanımda uçan martılarla sohbet ettik biraz.Karnım acıkmaya başlamıştı yavaştan.Böylesine güzel başlamış bi günde ne yemeli diye düşünürken aklıma hayali bile ağzımı sulandırmaya yetecek kan kırmızı karpuzlar geldi.Bir dilim mutluluk gibi bir dilim aşk gibi yedim bitirdim.Güneş o kadar tatlı ısıtıyodu ki içimi bi an tüm ağırlığımı yumuşak yastıklarla kaplı bir hamağa vermek istedim. İki kocaman çınar arasına kurulmuş bembeyaz hamağa uzanırken yaşlı çınarlar geçmişi annattılar bana... uzuuun uzuuun konuştuk içim geçmiş öyle huzurlu bi histi ki bu nefes almak gibii.. uyandım...
14 Nisan 2008 Pazartesi
guvercin
hani yorgun argın evimize doğru yol alırken ibbnin toplu taşımadaki insan sayısını yüzde 47 arttırdık yazısını görüyoz ertesi sabah köprüde bu sefer öbür yöne doğru seyir halindeyken de aklımıza geliyo ya huta kesinlikle iyi bok yediniz allahın cezaları demiyoruz dimi bela okumak iyi bişi diil çünkü
daha seyreltik asit dahada dahadaaaaaaaaaaa
daha seyreltik asit dahada dahadaaaaaaaaaaa
11 Nisan 2008 Cuma
bebe
Çok sevgili pek saygılı humuslu tartelet seni pek bi yalnız pek bi boynu bükük görüyorum kaç zamandır içim acıyo inanır mısın? Ama takdir edersinki çalışıyoruz be kuzum , her neyse kalıp seninle konuşmak isterdim ama yarın bitki morfolojisiyle açılışını yapacağım bir vize haftam var sadece şöyle bir uğrayıp yalnız değilsin hep arkandayız demek istedim ve dedim gidiyorum
Not: En gerçek öz hakiki humuslu tartelet, bir kere seni arayıp cevap alamamamı ve bir aradığımda da yüzüme kapatmanı kesinlikle benimle ilişkini kesmeye çalıştığın yada benden kaçtığın şeklinde yorumlamıyor ve sana dana sıklaliden mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır şarkısını gönderiyorum
sevgiler saygılar
sadece bebe.(nokta)
Not: En gerçek öz hakiki humuslu tartelet, bir kere seni arayıp cevap alamamamı ve bir aradığımda da yüzüme kapatmanı kesinlikle benimle ilişkini kesmeye çalıştığın yada benden kaçtığın şeklinde yorumlamıyor ve sana dana sıklaliden mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır şarkısını gönderiyorum
sevgiler saygılar
sadece bebe.(nokta)
3 Nisan 2008 Perşembe
guvercin
sevgili huta
son günlerde - ki bu cidden son iki üç günü temsil ediyo - bi filin kış uykusuna yattığında uyuyabileceği kadar uyudum sanırsam (filler kış uykusuna yatmaz dimi bence yatmaz bebe biyolog sensin ama ben afrikada yaşasam ben yatmam örneğin hem sıcak hem de dedim ya yeteri kadar uyudum adam olana çok gelir bi daha hiç uyumaz)
neyse sapıyoruz amaçtan uykum geldi cümlesi artık uyarıcı bi anlam taşımaya başladı benim için yani koşuuun uykum geldiiii bana yatıcak bi yer gösteriiiiin güm tarzında
her yattığım anda uyuduumda aklıma en hakiki öz gerçek huta geliyo ayrıca
son günlerde - ki bu cidden son iki üç günü temsil ediyo - bi filin kış uykusuna yattığında uyuyabileceği kadar uyudum sanırsam (filler kış uykusuna yatmaz dimi bence yatmaz bebe biyolog sensin ama ben afrikada yaşasam ben yatmam örneğin hem sıcak hem de dedim ya yeteri kadar uyudum adam olana çok gelir bi daha hiç uyumaz)
neyse sapıyoruz amaçtan uykum geldi cümlesi artık uyarıcı bi anlam taşımaya başladı benim için yani koşuuun uykum geldiiii bana yatıcak bi yer gösteriiiiin güm tarzında
her yattığım anda uyuduumda aklıma en hakiki öz gerçek huta geliyo ayrıca
25 Mart 2008 Salı
guvercin - akm
bak şimdi huta
eulerde yukarda u v yada w sabitken aşağıda x y z t diye gidiyo
eulerin parametreleri u v w
lagrangeın x y z
bunları ne yarın ne soraki vizede ne finalde hiçbir zaman unutmak istemiyorum huta bunu böyle bilesin ve düşünüp ibret alasın gamzi sözüyle
kısaltılıp üç harfe indirgenen derslerle aram hiç iyi diil huta
guvercin yazmışım hep öyle mi yapıyom ben
eulerde yukarda u v yada w sabitken aşağıda x y z t diye gidiyo
eulerin parametreleri u v w
lagrangeın x y z
bunları ne yarın ne soraki vizede ne finalde hiçbir zaman unutmak istemiyorum huta bunu böyle bilesin ve düşünüp ibret alasın gamzi sözüyle
kısaltılıp üç harfe indirgenen derslerle aram hiç iyi diil huta
guvercin yazmışım hep öyle mi yapıyom ben
20 Mart 2008 Perşembe
hu ta
Çook uzun zamandan sonra yine seninleyim hutacım.Sen de benim gibi görünürde hiç değişmemişsin.Ama eminim biraz kırgınlık bi sıkıntı bi bulantı yaşıyosundur.Bende kısa bir süre yaşadım bunları.Çok şey yapasım var ama ben fikir adamıyım uygulama kısmi ilgi alanım dışında kalıyo biraz.Mileeen de dedii gibi bişeyler yapmazsan içinde patlıyo hevesin.
Geçen gün banyoda aklıma bişey geldi( son zamanlarda genellikle banyoda bişeyler gelio aklıma) Altıncı hisden bir sahne.. Okadar hoşuma gitmişki beynimin bi köşesine özenle saklamışım.Her çok sevdiim ve değer verdiğim şey gibi bi süre kullanmaktan kaçınmışım.Ama bu boşluk anımda kullanmaya karar verdim.Ayy amma uzattım canım.Kendimi bulduğum sahnede... hayranı olduğum çocuk malum başrol oyuncusu okuldan gelir ve annesi onu karşılar.okulun bugün nasıl geçtiğini ve neler yaptığını sorar gayet hüzünlü ve yaşından büyük olgunlukta gözüken çocuğa.Çocuk bi süre sessiz kalır.Çünkü anlatılacak pek işey yoktur.Bunun üzerine anne anlatmaya başlar.Mesela ben bu gün bir piyango bileti aldım ve büyük ikramiyeyi kazandım daha sonra embesil patronuma giderek istifa ettim ve bütün gün istediğim kadar gezdim ve dondurma yedim der.Oyunu anlayan çocuk başlar anlatmaya....
işte gerçekten ihtiyacım olan şey dedim.(Sanırım biraz yüksek sesle söylemişim zeynep bişey istedim sanmış) Ve ömrüm boyunca neden günlük tutamadığımı anladım asla yazmak istediklerimi yaşamadım tam anlamıyla ben deee yaşmak istediklerimi yaşamış gibi yazmaya karar verdim.Hem bu beni büyük beklentilerden kurtarıcak hem de en güzel beklentileri gerçek yapıcak.Veeeee tabiki günlüğümü huta ya yazmaya karar verdim:)
şimdilik bu kadar dedim ya fikir adamıyım diye.Yakında başlıcaam:))
Geçen gün banyoda aklıma bişey geldi( son zamanlarda genellikle banyoda bişeyler gelio aklıma) Altıncı hisden bir sahne.. Okadar hoşuma gitmişki beynimin bi köşesine özenle saklamışım.Her çok sevdiim ve değer verdiğim şey gibi bi süre kullanmaktan kaçınmışım.Ama bu boşluk anımda kullanmaya karar verdim.Ayy amma uzattım canım.Kendimi bulduğum sahnede... hayranı olduğum çocuk malum başrol oyuncusu okuldan gelir ve annesi onu karşılar.okulun bugün nasıl geçtiğini ve neler yaptığını sorar gayet hüzünlü ve yaşından büyük olgunlukta gözüken çocuğa.Çocuk bi süre sessiz kalır.Çünkü anlatılacak pek işey yoktur.Bunun üzerine anne anlatmaya başlar.Mesela ben bu gün bir piyango bileti aldım ve büyük ikramiyeyi kazandım daha sonra embesil patronuma giderek istifa ettim ve bütün gün istediğim kadar gezdim ve dondurma yedim der.Oyunu anlayan çocuk başlar anlatmaya....
işte gerçekten ihtiyacım olan şey dedim.(Sanırım biraz yüksek sesle söylemişim zeynep bişey istedim sanmış) Ve ömrüm boyunca neden günlük tutamadığımı anladım asla yazmak istediklerimi yaşamadım tam anlamıyla ben deee yaşmak istediklerimi yaşamış gibi yazmaya karar verdim.Hem bu beni büyük beklentilerden kurtarıcak hem de en güzel beklentileri gerçek yapıcak.Veeeee tabiki günlüğümü huta ya yazmaya karar verdim:)
şimdilik bu kadar dedim ya fikir adamıyım diye.Yakında başlıcaam:))
guvercin
blogcum sana köle kampından seslenmekteyim
dün ice bana anorganik dersinden sıkılıp bu sınıfta 80 florasan var didi ben o anda termoda dövüle dövüle kimya öğrenimi görüyodum - öğrencinin kafasına kafasına bastırma yöntemiyle eğitimi deniyolar - (ki eğitim şart dimi) ben de bu sınıfta yaklaşık yüz köle var didim ona
gülüzerdik isimli kız çocuğu şu an derste o diil de pazartesi sekiz buçuğa kadar sürdü dersi oysa o geceyarısı gelirim heral şimdi derse giriyoruz dediydi bana saat yedide:D
dün gece eğer vaktim olsaydı köle kampının göbeğinden seslenicektim sana yurttan bi ses olarak ama kısmet bu işler dimi ya dimi ya
bi de şu an öğrendiğime göre na2co3e fenolftaleyn katarsak nahco3 metil oranj da katarsak naclye kadar gidiyo. baştan metil oranj katarsak sonuna kadar gider kısaca
artık unutmıcam bunu bu platformdan paylaştığıma göre
oralarda silinicek bi yer varsa gelir onuda hallediveririz iki dakkalık iş hutacım (bebe burda onuda yanlış yazılmış de ayrı yazılmalı)
öptüm canım
dün ice bana anorganik dersinden sıkılıp bu sınıfta 80 florasan var didi ben o anda termoda dövüle dövüle kimya öğrenimi görüyodum - öğrencinin kafasına kafasına bastırma yöntemiyle eğitimi deniyolar - (ki eğitim şart dimi) ben de bu sınıfta yaklaşık yüz köle var didim ona
gülüzerdik isimli kız çocuğu şu an derste o diil de pazartesi sekiz buçuğa kadar sürdü dersi oysa o geceyarısı gelirim heral şimdi derse giriyoruz dediydi bana saat yedide:D
dün gece eğer vaktim olsaydı köle kampının göbeğinden seslenicektim sana yurttan bi ses olarak ama kısmet bu işler dimi ya dimi ya
bi de şu an öğrendiğime göre na2co3e fenolftaleyn katarsak nahco3 metil oranj da katarsak naclye kadar gidiyo. baştan metil oranj katarsak sonuna kadar gider kısaca
artık unutmıcam bunu bu platformdan paylaştığıma göre
oralarda silinicek bi yer varsa gelir onuda hallediveririz iki dakkalık iş hutacım (bebe burda onuda yanlış yazılmış de ayrı yazılmalı)
öptüm canım
4 Mart 2008 Salı
guvercin
fikrinizi soran mı oldu lan diyip güldüm özür diliyorum sayın hutalar hayır benim gibi hipopotamın önde gidenine (evet genelde sürünün önünde ben gidiyorum su sıcakmı bakıyorum) bakmayın yazın okuyalım merak ederim ben
huta dediin düşünmez huta dediin sık sık acıkır huta dediin aslında derse verilen beş dakikacık arada gidip hocanın olduğu tuvaletin kapısını açmayı becermese iyi olur ama elden ne gelir böyle şeyler oluyo huta dediin atar tutar huta dediin şöyledir böyledir cart curt
huta dediin vizeödevvize vizevizeödev ödevödevvize ödevödevödevödevödevödev
bide
gülüüüüüüüüüüz o tatlıdan yiyin emi çok dayanmazmış ooo yeni örendim
not: aklıma gelmişken önde önünde genelde ve aslındadaki deler birlikte yazılır bebebebebebebe
huta dediin düşünmez huta dediin sık sık acıkır huta dediin aslında derse verilen beş dakikacık arada gidip hocanın olduğu tuvaletin kapısını açmayı becermese iyi olur ama elden ne gelir böyle şeyler oluyo huta dediin atar tutar huta dediin şöyledir böyledir cart curt
huta dediin vizeödevvize vizevizeödev ödevödevvize ödevödevödevödevödevödev
bide
gülüüüüüüüüüüz o tatlıdan yiyin emi çok dayanmazmış ooo yeni örendim
not: aklıma gelmişken önde önünde genelde ve aslındadaki deler birlikte yazılır bebebebebebebe
3 Mart 2008 Pazartesi
burak tan huta ya ,yorum bekliyoruz :):)
Compassion in the jungle, compassion in your hands..
Bazen, denir ki birinin gitmesine izin vermek, çıkıp gitmesine hayatınızdan, aslında kendini özgür bırakmaktır. Sevmediğin kişiyi senin zihninde tutan o bağlar o hayatını yaşadıkça seni de onunla beraber sürükler, uzaklara götürür, hiç bilmediğin diyarlara, zaten auraları uyuşmayan iki ayrı insanın birbirleriyle bağlantıları olmasa asla gitmeyecekleri kabuslara sürükler onları. Kişinin bütün gücüyle de denese kendisine yaşatamayacağı can acısını yaşatır peşine takıldığı kişi, yine de bırakmak o kadar zordur ki bırakana kadar insanlar ya intihar ederler, ya mahvederler hayatlarını, ya da eninde sonunda koşturan atın yularını bıraktıklarında yerlerde sürüklenmekten paramparça olmuşlardır, bir el kalmıştır geriye hala sımsıkı yuları tutan, geriye kalan kişilik, benlik, özsaygı, gurur, yaşam sevinci, onur gibi kavramlar yerdeki cam kırıklarına, çöp tenekelerine, araba lastiklerine kurban gitmiştir. Bırakmak zordur ki o kadar, bilinçaltımız maskeler yüzlerce defa, en zekiler, en gözü açıklar bile kanar onun pırıltılı rüyasına. Kimilerimiz bırakmamayı şövalyelik, onur, haysiyet gibi kavramlara itelelerler, onlarla bir görünür bırakamamak, ¨courtly love¨, bir nevi. Kimilerimiz ise hayali öykülerin kahramanlarında kendini ve sevdiğini bulur, o başkasını sevse de ¨seviyorum¨ demeyi erdem sayar, gururunu kırar, kutsal bir yolda hacı olarak görür kendini, ¨aşk¨’ın gücüne karşı duramaz, durmamalı der ölümlüler, neyiz ki biz karşısında Venüs’ün? Ama unutulmamalıdır ki Venüs’ü yaratanlar da insanlardır, ve insanın yarattığını yine insan yıkar. Kimilerimiz ¨ya benimsin, ya toprağın!¨ der, intikam ister bütün ruhuyla, intikam yakıcıdır, yutması zordur, soğuktur çünkü ama ondan da kötüsü insanın kendini intikam isteyebilecek kadar kötü biri olarak görmeye alışması daha da zordur. Ama nedir, intikam iyidir, tatmin eder, yapılması gereken ama yapılmayandır. Sonunda kendinizi intikam istediğiniz için kirlenmiş, ama yine de bıçağı eline alamayacak kadar iyi bir insan olarak bulursunuz evinizde, odanızda. Eh, Cesur Yeni Dünya. Bazılarımız da -ki onlar en kötüleridir- bir köşeye geçip ağlamak ister, amaçsız, sonuçsuz. Yaşam fazla gelir onlar kadar eksik insanlara, nedir ki onlar, insanlar’ın karşısında? Dünya karşıdır onlara aslında. ¨Kimse umursamıyor¨ derler, farketmezler ki içlerindekileri bilmeye muktedir değildir kimse, eğer dil lâl olmuşsa, kimse bakmaz gözlere, bilmezler. başkalarından beklerler anlaşılmayı o da bir türlü gelmez.. Nitekim nedenler farklı, sonuç aynıdır, derler ya, yağacak yağmuru durdurmaya muktedir kimse yoktur cihanda. Doğaya karşı gelinmez, kızlar her zaman ¨kız¨dır, erkekler her zaman ¨erkek¨. Ne gerek ki durdurmaya zaten, herkese hakettiğini verir doğa ana, haketmediğini elinde tutana hoş gözle bakmaz, çizer cetvelle üzerini keser yaşam düğümünü o ilişkinin. Doğaldır, bir çok insan vardır, bu sınıflara girer, ve daha da fazlası vardır, benim naçizane öngörümün ötesindedirler, onlar için konuşmaya ne dilim yeter, ne kalbim taşır. Bazılarımız bunlardan hiçbiri, bazılarımız hepsi birdendir. Ve, gitmesi gerekenin gitmesine izin vermek, kendini özgür bırakmaktır.
Bazen, denir ki birinin gitmesine izin vermek, çıkıp gitmesine hayatınızdan, aslında kendini özgür bırakmaktır. Sevmediğin kişiyi senin zihninde tutan o bağlar o hayatını yaşadıkça seni de onunla beraber sürükler, uzaklara götürür, hiç bilmediğin diyarlara, zaten auraları uyuşmayan iki ayrı insanın birbirleriyle bağlantıları olmasa asla gitmeyecekleri kabuslara sürükler onları. Kişinin bütün gücüyle de denese kendisine yaşatamayacağı can acısını yaşatır peşine takıldığı kişi, yine de bırakmak o kadar zordur ki bırakana kadar insanlar ya intihar ederler, ya mahvederler hayatlarını, ya da eninde sonunda koşturan atın yularını bıraktıklarında yerlerde sürüklenmekten paramparça olmuşlardır, bir el kalmıştır geriye hala sımsıkı yuları tutan, geriye kalan kişilik, benlik, özsaygı, gurur, yaşam sevinci, onur gibi kavramlar yerdeki cam kırıklarına, çöp tenekelerine, araba lastiklerine kurban gitmiştir. Bırakmak zordur ki o kadar, bilinçaltımız maskeler yüzlerce defa, en zekiler, en gözü açıklar bile kanar onun pırıltılı rüyasına. Kimilerimiz bırakmamayı şövalyelik, onur, haysiyet gibi kavramlara itelelerler, onlarla bir görünür bırakamamak, ¨courtly love¨, bir nevi. Kimilerimiz ise hayali öykülerin kahramanlarında kendini ve sevdiğini bulur, o başkasını sevse de ¨seviyorum¨ demeyi erdem sayar, gururunu kırar, kutsal bir yolda hacı olarak görür kendini, ¨aşk¨’ın gücüne karşı duramaz, durmamalı der ölümlüler, neyiz ki biz karşısında Venüs’ün? Ama unutulmamalıdır ki Venüs’ü yaratanlar da insanlardır, ve insanın yarattığını yine insan yıkar. Kimilerimiz ¨ya benimsin, ya toprağın!¨ der, intikam ister bütün ruhuyla, intikam yakıcıdır, yutması zordur, soğuktur çünkü ama ondan da kötüsü insanın kendini intikam isteyebilecek kadar kötü biri olarak görmeye alışması daha da zordur. Ama nedir, intikam iyidir, tatmin eder, yapılması gereken ama yapılmayandır. Sonunda kendinizi intikam istediğiniz için kirlenmiş, ama yine de bıçağı eline alamayacak kadar iyi bir insan olarak bulursunuz evinizde, odanızda. Eh, Cesur Yeni Dünya. Bazılarımız da -ki onlar en kötüleridir- bir köşeye geçip ağlamak ister, amaçsız, sonuçsuz. Yaşam fazla gelir onlar kadar eksik insanlara, nedir ki onlar, insanlar’ın karşısında? Dünya karşıdır onlara aslında. ¨Kimse umursamıyor¨ derler, farketmezler ki içlerindekileri bilmeye muktedir değildir kimse, eğer dil lâl olmuşsa, kimse bakmaz gözlere, bilmezler. başkalarından beklerler anlaşılmayı o da bir türlü gelmez.. Nitekim nedenler farklı, sonuç aynıdır, derler ya, yağacak yağmuru durdurmaya muktedir kimse yoktur cihanda. Doğaya karşı gelinmez, kızlar her zaman ¨kız¨dır, erkekler her zaman ¨erkek¨. Ne gerek ki durdurmaya zaten, herkese hakettiğini verir doğa ana, haketmediğini elinde tutana hoş gözle bakmaz, çizer cetvelle üzerini keser yaşam düğümünü o ilişkinin. Doğaldır, bir çok insan vardır, bu sınıflara girer, ve daha da fazlası vardır, benim naçizane öngörümün ötesindedirler, onlar için konuşmaya ne dilim yeter, ne kalbim taşır. Bazılarımız bunlardan hiçbiri, bazılarımız hepsi birdendir. Ve, gitmesi gerekenin gitmesine izin vermek, kendini özgür bırakmaktır.
olay budur en hakiki öz hu ta
beklentisiz sevmeyi denediniz mi?
hiç beklentisiz sevdiniz mi?
yani "bugün telefon etmedi" demeden, "şu an nerede acaba?"
diye kendi kendinizi yemeden, "yaş günümü hatırlayacak mı
acaba?" diye bir beklenti içine girmeden...
sevdiniz mi hiç?
onun, size ait bir mal olmadığını kabul edip ,
onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi?
yanındaki erkek arkadaşına aldırmamayı öğrenip
ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan,
"bitecekse biter , bunu ben değiştiremem, beni sevmeyi
bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi" diye düşünüp.
onu yersiz kıskançlıklara boğmaktan ve
kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç?
hiç beklemeden çalan bir kapıda,
onu karşınız da görmek ne güzeldir bilir misiniz?
beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden...
ve beklemeden gelen bir "seni seviyorum" mesajının
tadına varabildiniz mi hiç?
siz istediğiniz için değil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar?
ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç?
"bugün beni hatırlamadı" yerine "hiç beklemiyordum,
senin geleceğini" diyebilmek ne güzeldir oysa...
onu boğmadan, kendinizi boğmadan sevebilmek
ne güzeldir... sahiplenme duygusundan uzak,
sevmenin, sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç?
yapılmamış davranışlar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ile
kendi kendinizi aşk çıkmazında kaybedeceğinize,
hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu?
beklentisiz sevin...
ben, beklentisiz seviyorum...
"niye aranmadım" diye düşünüp kendini kendinizi
yiyeceğinize, hiç beklenmedik bir "seni özledim"
mesajı ile aşkı yakalayın..
beklentisiz sevin...
ben, beklentisiz seviyorum...
o, sizin sevgiliniz oldu için değil.
ona tapulu malınız gibi, çantanız, arabanız gibi
davranma hakkınız olduğunu düşünmeden.
onu sevdiğiniz, onun da sizi sevdiği için sevin...
sevgiye karışan "beklenti" denen illeti
hemen silin aşkın ak sayfalarından...
göreceksiniz ki, o zaman aşk, başka bir güzel...
göreceksiniz ki, o zaman sevgili, daha bir romantik...
göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin
damaklarda bıraktığı tat, yıllanmış şarap gibi, beklenti
zehrine karışmadan bir başka döndürüyor insanın başını..
ben, beklentisiz seviyorum...
onun nerede olduğunu merak etmiyorum...
"beni bugün neden aramadı" diye
geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda...
geleceğe dair hayallerim de yok zaten...
ben, sevgiyi yaşıyorum...
onun yanımda olduğu anlar o kadar değerli,
o kadar kıymetli ki... gerçekleşmemiş ve
gerçekleşmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları...
beklentisiz seviyoruz...
sevdiğimiz için seviyoruz...
hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz... anlık seviyoruz...deneyin... beklentisiz, sevmeyi deneyin bir gün...
beklentilerle boğduğunuz aşklarınıza acıyacaksınız...
hiç beklentisiz sevdiniz mi?
yani "bugün telefon etmedi" demeden, "şu an nerede acaba?"
diye kendi kendinizi yemeden, "yaş günümü hatırlayacak mı
acaba?" diye bir beklenti içine girmeden...
sevdiniz mi hiç?
onun, size ait bir mal olmadığını kabul edip ,
onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi?
yanındaki erkek arkadaşına aldırmamayı öğrenip
ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan,
"bitecekse biter , bunu ben değiştiremem, beni sevmeyi
bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi" diye düşünüp.
onu yersiz kıskançlıklara boğmaktan ve
kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç?
hiç beklemeden çalan bir kapıda,
onu karşınız da görmek ne güzeldir bilir misiniz?
beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden...
ve beklemeden gelen bir "seni seviyorum" mesajının
tadına varabildiniz mi hiç?
siz istediğiniz için değil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar?
ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç?
"bugün beni hatırlamadı" yerine "hiç beklemiyordum,
senin geleceğini" diyebilmek ne güzeldir oysa...
onu boğmadan, kendinizi boğmadan sevebilmek
ne güzeldir... sahiplenme duygusundan uzak,
sevmenin, sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç?
yapılmamış davranışlar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ile
kendi kendinizi aşk çıkmazında kaybedeceğinize,
hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu?
beklentisiz sevin...
ben, beklentisiz seviyorum...
"niye aranmadım" diye düşünüp kendini kendinizi
yiyeceğinize, hiç beklenmedik bir "seni özledim"
mesajı ile aşkı yakalayın..
beklentisiz sevin...
ben, beklentisiz seviyorum...
o, sizin sevgiliniz oldu için değil.
ona tapulu malınız gibi, çantanız, arabanız gibi
davranma hakkınız olduğunu düşünmeden.
onu sevdiğiniz, onun da sizi sevdiği için sevin...
sevgiye karışan "beklenti" denen illeti
hemen silin aşkın ak sayfalarından...
göreceksiniz ki, o zaman aşk, başka bir güzel...
göreceksiniz ki, o zaman sevgili, daha bir romantik...
göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin
damaklarda bıraktığı tat, yıllanmış şarap gibi, beklenti
zehrine karışmadan bir başka döndürüyor insanın başını..
ben, beklentisiz seviyorum...
onun nerede olduğunu merak etmiyorum...
"beni bugün neden aramadı" diye
geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda...
geleceğe dair hayallerim de yok zaten...
ben, sevgiyi yaşıyorum...
onun yanımda olduğu anlar o kadar değerli,
o kadar kıymetli ki... gerçekleşmemiş ve
gerçekleşmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları...
beklentisiz seviyoruz...
sevdiğimiz için seviyoruz...
hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz... anlık seviyoruz...deneyin... beklentisiz, sevmeyi deneyin bir gün...
beklentilerle boğduğunuz aşklarınıza acıyacaksınız...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)